HEMODİYALİZ VE BESLENME

Beslenme

Yenilebilen bitki ve hayvan dokuları besin olarak tanımlanır. Besinler organik ve inorganik öğelerden oluşmuşlardır ve bunlara besin öğesi denir.

İşte insan bedeninin çalışabilmesi için gerekli olan besin öğelerinin belirli biçimlerde ve dengeli bir şekilde alınmasına beslenme diyoruz. Hayatımızı sürdürebilmek için değişik besinleri uygun miktarlarda almak zorundayız.

Bu besinler ile vücudumuzun büyümesi, gelişmesi ve organların sağlıklı çalışması için gerekli enerjiyi sağlarız.

 

Hemodiyalizde Beslenmenin Amacı ve Önemi

Hemodiyalize giren hastalarda diyet; hasta için hayati önemi olan bir tedavidir.

Hastaların birçoğunda kronik böbrek yetmezliğinden kalan alışkanlıklara ve yetersiz protein alımına bağlı enerji –protein malnütrusyonu vardır ki buda önemli bir beslenme yetersizliğidir.

Morbite ve mortaliteyi etkileyen en önemli etkenlerden biridir. Bu yüzden hastalara iyi bir beslenme eğitimi verilmesi şarttır.

Hemodiyaliz, hastanın yaşam düzenini bozduğundan buna alışamayan hastalarda psikolojik, ekonomik ve psiko-sosyal bozukluklar ve buna bağlı olarak depresyon ve aneroksiya görülebilir.

Amacına gelince de hastada sıvı ve elektrolit bozukluklarının artmasını ve üremi semptomlarının fazlalaşmasını engelleyerek daha rahat bir yaşam sağlamaktır.

Çünkü diyete olan uyumsuzluk hastalarda ciddi elektrolit dengesizliklerine ve dolayısıyla da ölümle sonuçlanan üzücü durumlara yol açmaktadır.

Diyet tedavisini kısa ve uzun dönemli etkileri olarak iki kısımda düşünebiliriz.

1. Kısa dönemde temel amaç yüksek potasyum, fosfor ve sodyum ihtiva eden besinlerin alınması sonucunda ortaya çıkabilecek komplikasyonları engellemek için hastaları bu besinler hakkında bilgilendirmek.

2. Uzun dönemde ise yetersiz protein alımı ve diyalizdeki kayıplar sonucunda gelişebilecek malnütrüsyonun ve uzun dönemdeki hiperfosfotemi sonucunda oluşacak renal osteodistrofinin önlenmesini sağlamaktır.